Euroda Satış Baskısını Artıran İki Önemli Temel Neden
EKİN AKBAŞ | 07.02.2017 12:32:48

Fransa’da gerçekleşecek olan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Fillon’ın oylarının gerilemesi ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi’nin dün yaptığı genişleme yanlısı açıklamalar, euro üzerindeki stresi artırmış durumda.

23 Nisan (ilk tur) – 7 Mayıs (ikinci tur) tarihlerinde gerçekleşecek olan Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde anket sonuçlarında Le Pen lehine ilerleyen süreç , euro üzerinde satış baskısı yaratan önemli bir temel faktör olarak ön plana çıkıyor.

Aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi lideri Marine Le Pen ve merkez sağ başkan adayı François Fillon, Fransa’da gerçekleşecek olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en güçlü adayları. Anketlerde Le Pen’in önde gitmesine rağmen, Fillon’un aradaki farkı kapatabileceğine yönelik beklentiler artıyordu.

Ancak, Fillon’un eşine haksız kazanç sağladığı gerekçesiyle açılan soruşturma, seçimin gidişatını büyük ölçüde etkiledi. Yolsuzluk iddialarının ardından Fillon’un sert bir şekilde oy kaybettiği ve üçüncü sıraya gerilediğine yönelik haberler, piyasalardaki risk iştahının azalmasına ve euronun değer kaybetmesine neden oldu.

Anketlerde yer alan bir diğer çarpıcı nokta, Fillon’un oylarının düşmesinin ardından eski ekonomi bakanı ve AB yanlısı liberal Emanuel Macron’un Le Pen’in gerisinde yarışa yaklaşık %20 oy ile ikinci olarak devam etmesi oldu. 

Fillon’un, Idop ve BVA’nın anketlerine göre %18,5 - %20 arasında oy potansiyeli buluyor. Le Pen ise %25 oyla yarışı birinci götürüyor.

Macro’nun yarışa oldukça güçlü girmesinin ikinci tur için durumu oldukça ilginç bir noktaya getirebileceği belirtiliyor. Zira Le Pen anketlerde önde gözükse de, ikinci tura Macron ile Le Pen’in kalması durumunda Fillon’un oy potansiyelinin büyük bir çoğunluğunun Macron’a gidebileceği ve seçim sonuçlarında aslında piyasa yanlısı bir resimle karşı karşıya kalınabileceği senaryosu da, çok dillendirilmese bile haber akışlarında yerini alıyor.

Fransa’nın içe dönük politikalar izleyerek daha korumacı bir yaklaşımı benimsemesi gerektiğini belirten ve “para birliği” konusunda oldukça sert muhalefet gösteren Le Pen’in kazanacağı bir seçim ise, piyasadaki risk iştahı ve FED’in faiz artırımları açısından sıkıntılı bir ortam yaratacaktır.
Politik gelişmelerin yanı sıra, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi’nin dün Avrupa Parlamentosuna yaptığı sunumda, ekonominin gevşek para politikasına duyduğu ihtiyacın devam ettiğini belirtmesi de euro üzerinde aşağı yönlü baskıyı artırdı.
Draghi, enflasyon görünümünün kötüleşmesi ve finansal koşulların bozulması durumunda varlık alım programının artırılabileceğini ve uzatılabileceğini tekrar etti.

Draghi ayrıca deflasyonist riskler azalmaya başlasa da yaşanan toparlanma sürecinin oldukça yavaş ve kademeli olduğunu belirtti. Buna ek olarak ücretlerde aşağı yönlü baskıların sürdüğünün dile getirilmesi enflasyon tarafında istenilen ivmeye ulaşmakta henüz oldukça geride olunduğunun altını çiziyor.

Ayrıca, Euro Bölgesi ekonomisinde risklerin aşağı yönlü olduğunu söyleyen Draghi görünüme yönelik risklerin çoğunlukla küresel faktörlerden kaynaklı olduğunu dile getirdi. 

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi’nin bu genişlemeci açıklamalarının ardından euro üzerindeki satış baskısının hızlandığını gördük. 

Avrupa’daki yoğun seçim gündeminin ve Avrupa Merkez Bankasının genişlemesi politikalarının devamının euro üzerinde baskı yaratabileceğini düşünmekteyiz. ABD Başkanı Trump’ın yarattığı riskten kaçış ortamını ve dolar endeksinin kayıplarını telafi etme çabasını da göz önünde bulunduracak olursak, paritenin kısa vadede yeniden 1,05 seviyesi altına inmesini olası gördüğümüzü belirtebiliriz.