Telefon: 0850 211 1905
Gece Hattı: 0212 953 43 23 (18:30-07:00)
Mail: gsforex@tacirler.com.tr

Piyasalarda yeni değilseniz, hatta uzun süredir piyasada işlem yapıyorsanız, bilginin gücünü biliyorsunuz demektir. Lütfen sadece aşağıdaki eğitimle yetinmeyin ve 08502111905 nolu telefonumuzdan detaylı eğitimlerimiz hakkında bilgi almak için bize ulaşın.

Piyasada Başarılı İşlemler Yapmak

Başarılı işlemler yapmak, kesinlikle çok kolay bir iş değildir. Bunun için zaman, piyasa bilgisi, piyasa anlayışı ve kişisel kontrol gerekir. Foreks piyasalarında size sürekli olarak para kazandıracağını söyleyen bir insan pek güvenilir değildir. Foreks piyasası, yapısı gereği dalgalı bir piyasadır. Kaldıraçlı bir piyasa olması, volatiliteyi katlayarak arttırmaktadır. Bu nedenle, yapısı gereği tutarsız olan çok “hızlı bir piyasadan” bahsediyoruz. Bu kurala uygun olarak, başarılı işlemler yapmak için, bir yatırımcı teknik ve temel verileri göz önünde bulundurmalı ve piyasa algısı ve piyasa beklentisine dayanarak kendi iradesine dayalı destekli kararlar vermelidir. Bir işlemi doğru bir şekilde zamanlamak, başarılı işlemler gerçekleştirmede belki de en önemli değişkendir ancak kaçınılmaz olarak yatırımcıların yanlış zamanlamalı kararlar verdiği durumlar olacaktır. Her işlemde kar elde etmeyi beklemeyin.

Bir yatırımcının, karlı işlemler yapabilmesi için sahip olması gerekenleri sıralayalım:

1. Kaybetmeyi göze alabileceğiniz bir parayla işlem yapın
FX piyasalarında yapılan işlemler spekülatiftir ve kayıpla sonuçlanabilir. Ancak aynı zamanda heyecan verici ve yorucudur ve bağımlılık yapabilir. Para ile ne kadar çok içli dışlı olursanız, net bir kafayla karar vermeniz de o kadar zorlaşır. Kazandığınız para çok değerlidir ancak ayakta kalmanızı sağlayacak para ile asla işlem yapmamalısınız.

2. Piyasanın durumunu belirleyin
Piyasa ne yapıyor? Yükseliyor mu yoksa düşüyor mu? Bant içinde mi hareket ediyor? Trend var mı? Trend güçlü mü zayıf mı? Çok uzun süre önce mi başladı yoksa yeni oluşan bir trend gibi mi duruyor? Piyasa durumu ile ilgili daha net bir resim almak, başarılı bir işlemin alt yapısını oluşturur.

3. Hangi zaman diliminde işlem yapacağınızı belirleyin
Pek çok yatırımcı, ne zaman çıkmak isteyeceğini hiç düşünmeden piyasaya girer. Her şeyden önce amaç para kazanmaktır. Bu doğrudur ancak işlem yaparken, gerçekleşmesi beklenen hareketler göz önünde canlandırılmalıdır. Bu canlandırma içinde, belli bir süre içindeki fiyat gelişimi de bulunur. Buna bağlı olarak da çıkış fiyatı konusunda fikir de söz konusudur. Bunun önemi, işleminizi zihinsel olarak göz önünde bulundurmaktır ve piyasadan ne zaman çıkacağınızı tam olarak bilmek olanaksız olmasına karşın, gün içinde ‘scalping’ (piyasadan birkaç puan almaya çalışmak) işlemi mi yoksa daha uzun vadeli işlemler mi yapacağınızı önceden belirlemek önemlidir. Bu aynı zamanda da hangi grafik periyoduna bakacağınızı da belirler. Eğer gün içinde pek çok işlem yapıyorsanız, teknik analizinizi günlük grafiklere dayandırmanın pek bir mantığı olmayacaktır. Muhtemelen 30 dakikalık veya saatlik grafikleri analiz etmeniz daha faydalı olacaktır. İlave olarak, farklı finans merkezleri piyasaya giriş çıkış yaptığında, az çok volatilite ve likidite olacağından ve piyasa hareketleri üzerinde etkisi olacağından, farklı vadelerde işlem yapmayı bilmek de önemlidir.

4. İşleminizin zamanını belirleyin
Potansiyel bir piyasa hareketi konusunda haklı çıkabilirsiniz ancak işleme girdiğinizde çok erken davranmış veya çok geç kalmış olabilirsiniz. Zamanlama faktörleri iki aşamalıdır. CPI, Perakende Satışlar veya ABD Merkez Bankası kararları gibi beklenen bir piyasa hareketi, zaten yolunda olan bir hareketi birleştirebilir. Hareketinizi zamanlamak, beklenenleri bilmek ve işleme başlamadan önce bütün faktörleri hesaba katmak demektir. Teknik analiz, bir hareketin ne zaman ve hangi fiyatta gerçekleşebileceğini tanımlamanıza yardım edebilir. Teknik analiz konusunu daha sonra ayrıntılı olarak değerlendireceğiz.

5. Şüpheye düşerseniz uzak durun
Eğer bir işlem konusunda emin değilseniz ve tereddüt yaşıyorsanız olduğunuz yerde kalın.

6. Mantıklı işlem boyutlarında işlem yapın
Teminatlı işlem yapma, foreks yatırımcısının çok büyük miktarda kaldıraç kullanabilmesini sağlar; Yüksek kaldıraçla işlemler yapmak bir hesapta çok büyük karlara veya zararlara neden olabilir. Piyasaya yeniden girmek veya diğer paritelerde işlem yapmak için işlemlerinizi ölçeklendirmek genellikle daha akılcı bir yoldur. Kısaca, potansiyel olarak sizi devre dışı bırakabilecek miktarlarda işlem yapmayın ve bütün yumurtalarınızı aynı sepetin içine koymayın.

7. Piyasa algısını ölçün
Piyasa algısı, piyasanın, piyasa hakkında genel hislerini anlamak ve ne yaptığını ve ne yapacağını kestirebilmektir. Temel olarak trendle ilgili bir durumdur. “Trend sizin dostunuzdur,” sözünü muhtemelen duymuşsunuzdur. Bu temel olarak, başarılı işlemler yapmak için güçlü bir trendle aynı yönde olmanız anlamına gelir. Bu tabii ki çok basit bir durumdur. Trendin her an geri dönüş yapabilme kapasitesi vardır. Ancak teknik ve temel veriler, trendin ne kadar zaman önce başladığını ve güçlü mü yoksa zayıf mı olduğunu gösterebilir.

8. Piyasa beklentisi
Piyasa beklentisi, açıklanacak haberler göz önüne alındığında çoğu insanın beklentisi ile ilgilidir. Eğer insanlar, bir faiz oranının yükselmesini beklerse ve yükselme yaşanırsa, o zaman genellikle çok büyük bir hareket olmayacaktır çünkü bu bilgi piyasa tarafından çoktan ‘hesaplanmıştır'.

  1. Diğer yatırımcıların kullandığını kullanın
    Mükemmel bir dünyada yaşıyor olsaydık, her yatırımcı 14 günlük RSI göstergelerini kullanır ve işlem kararlarına buna dayalı olarak verirdi. Durum böyle olduğunda, RSI göstergeleri 30 seviyesinin altına düştüğünde herkes alış yapacak ve sonuç olarak da fiyatlar artacaktır. Söylemeye gerek yok, mükemmel bir dünyada yaşamıyoruz ve piyasa katılımcılarının hepsi, aynı teknik göstergeleri kullanmıyor, aynı trend çizgilerini çizmiyor ve aynı destek & direnç seviyelerini görmüyor. Kullanılan görüşlerin ve tekniklerinin bu kadar çeşitli olması da fiyatlardaki değişkenliğe neden oluyor. Ancak yatırımcılar çok sınırlı teknik araçları kullanma eğiliminde. Bunlardan en yaygın olanı 9 ve 14 günlük RSI göstergeleri, aşikar trend çizgileri ve destek seviyeleri, fibonacci geri çekilme seviyeleri, MACD ve 9, 20 ve 40 günlük üssel hareketli ortalamalar. Çoğu yatırımcının baktığına ne kadar yaklaşırsanız, tahminleriniz de o kadar doğru çıkacaktır. Bunun nedeni basit aritmetiğe dayalıdır. Belli bir fiyatta satın alanların sayısı, satanların sayısından çok olursa piyasa o fiyatı yükseltir veya tersi gerçekleşir.


Strateji ve Taktik Oluşturma

Bu aşamaya kadar teknik bilgiler ve pratikte uygulamaya koyabileceğimiz kavramlar hakkında genel bir fikir edindik. Bunların doğru bir şekilde bir araya getirilmesi başarılı trading yapılması için sadece başlangıç olarak değerlendirilmeli.

Bu kısma kadar edinebileceğiniz bilgiler birçok yatırım sitesinin sayfalarında mevcuttur ve düzgün bir araştırmayla bu bilgilere kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Biz yine de bu bilgilerde bile kendi tecrübelerimizi sizinle paylaşarak olabildiğince pratiğe yönelik bir katkıda bulunmaya çalıştık.

Teknik bilgi ve ön hazırlık süreci kişinin doğru analiz yapabilmesine ve bu anlamda kendine güveninin artmasına vesile olsa da doğru hacim planlamasının yapılması ve trading’ in psikolojik boyutu yatırımcılar için kat kat daha fazla önem arz etmekte. Başarılı traderlarla yapılan söyleşilerde başarılarının sırları sorulduğunda teknik bilginin %10, para yönetiminin %30, geri kalan %60’ ın ise trading psikolojisi üzerine kurulu olduğunu söylediklerini görüyoruz.

Hiçbir yatırımcının elinde sihirli değnek yoktur. %100 kazandıran bir sistemi size yer yüzünde kimse sunmayacaktır. İyi kazandıran bir sistemden %65 kar etme potansiyeliniz varken en kötü sistemin bile size %51 kazandırma olasılığı bulunur. Düzenli ve doğru uygulamayla iyi bir yatırımcının elinde %51 kazandıran sistem portföyü ikiye üçe katlayabilir. En iyi sisteme sahip kötü yatırımcı ise yatırımcı gibi davranmayacağından eninde sonunda hesabını sıfırlayacaktır.

Eğitim notlarımızda bu işte ciddi olan yatırımcıya asıl yardımcı olacak bölüm bundan sonrasıdır. Trading sanatının kalan %90’ ını, bir ömür boyu sürecek yolculuğun kişiye özel renklerini bundan sonraki kısımda sizinle paylaşıyor olacağız. Keyifle!

İşlem stratejisi
Piyasada otomatik alım-satım yapan birçok sistem var. Bu sistemleri satanlar ın da birçok vaadi. Fazla atıp tutanları bir kenara atacak olursak aslında birçok trading sisteminin backtestleri ve performans değerlendirmeleri uzmanlarca yapılmış ve kazandıra olasılığı arttırılmıştır. Yine de biz size bu sistemlere fazla itibar etmemenizi öneriyoruz. Trading, otomatik alım-satım yapan sistemlerin ötesindedir ve insan gözü ve sağlıklı değerlendirme her zaman nihai başarıdaki en kilit unsurlar olacaktır.

Otomatik sistemler denenebilir, ancak onlara harcayacağınız parayı hesabınıza ekleyerek ilerleyen günlerde yapacağınız yatırımlar için ek kaynak da sağlayabilirsiniz. Karar sizin olsa da eğer böyle bir düşünceniz varsa da otomatik değil, yarı otomatik çalışan sinyal programlarını ve indikatörleri kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Gerisi sizin hacim yönetimi ve psikolojiye ilişkin önerileri doğru değerlendirmenize kalmış.

İşi bilen yatırımcı sistem oluştururken nelere dikkat eder?
Trading uygulamada kolay olsa da asla basit bir iş değildir. Zaman, emek, pazar bilgisi ve çok ciddi kendini terbiye etme süreci gerektirir. Piyasadaki her işleminden kazanç sağladığını söyleyen yatırımcı yalancıdır; inanmayınız. Foreks piyasası doğası gereği oynak bir piyasadır ve kaldıraçla ticaret bu oynaklığı kat be kat arttırır.

Oynaklığı fazla, hızlı bir piyasadan bahsediyoruz. O yüzden temel ve teknik değerlendirme göz önünde bulundurularak doğru analiz neticesinde işlem yapmak gerekir. Doğru zamanlama doğru işlemin özeti olsa da en iyi yatırımcı bile bunu her zaman gerçekleştiremez. Başarılı yatırımcılar zararın, karın kardeşi olduğunu bilir.

Doğru sistemin bize getirdikleri neler olmalı? Tabii ki kazanç sağlamalı! Kazanç sağlayacak sistemin temel özellikleri:

• Trendi olabildiğince erken tespit etmeli
• Piyasadaki aşırı dalgalanmanın getirdiği yanlış alarmlardan sizi koruyabilmeli

Eğer bir sistem bu ikisini sağlıyorsa emin olun başarı gelecektir. Ancak bu iki amaç hep birbiriyle çelişir. Trendi erken yakalamaya çalışan sistem bol bol yanlış alarm üretecek veya doğruluk payı fazla alarm üreten sistem ise trendin sonunu yakalayıp çok az kazanç sağlamanıza sebep olacaktır.

Peki sistemi oluştururken doğru işlem yapma şansımızı arttırmak için nelere dikkat etmeliyiz?


Kaybedebileceğin Kadarıyla İşlem Yap!

Bu, altın kuraldır! Yatırım yaparken eli titreyen yatırımcı kaybetmeye mahkumdur!

Elimizin titremeyeceği kadar kazancımız yoksa ne yapalım?

“Ben de çok kazanç sağlamak istiyorum ve bunun için kendim için büyük miktarları riske edebilirim. Elimin titrememesi için öncelikle büyük meblağı kazanırım, sonra da rahat rahat işlem yaparım”

Eğer böyle düşünüyorsanız geçmiş olsun! Foreks piyasasında kaybedenler kulübüne hoş geldiniz!

Tekrar soralım aynı soruyu: Nasıl kazanacağım?

İşimiz bunu anlatmak! Başlangıç için buraya uygun düşen ilk önemli, sihirli kelimemiz; bütün kilitlerin anahtarı:SABIR!

Piyasanın Durumunu Doğru Değerlendir!

Piyasa ne durumda? Trendin yönü aşağı mı yukarı mı? Piyasa işlem yapılabilir iniş çıkışları yapıyor mu? Trend güçlü mü zayıf mı? Trend başlayalı bayağı oldu mu? Dönüş sinyalleri geliyor mu?

Başarılı bir işlem için piyasanın gidişatını doğru analiz edebilmek işin temelidir. Bunun için de sisteminiz ne kadar karmaşık ve modern olursa olsun grafiklere çıplak gözle şöyle bir bakmak gerektiğini unutmamalıyız. Peki, bunun için ne kadar zaman ayıracağız? Piyasanın ritmini, hızını, frekansını iliklerinize kadar hissedene dek!

Aşağıdakiler bu konuda yardımcı olacaktır:

• Asıl trendin düzeltici trendlere oranını ve birbirleriyle olan ilişkilerini belirleme (Dow Jones ve Elliott Dalga Teorileri bu konuda oldukça yardımcı olacaktır)

• Destek ve dirençlerin kuvveti ve test edilme süreleri

• 1 dakikalık, 5 dakikalık grafikleri dahi izliyorsanız barların uzunluğu.

Gerçek bir fikir sahibi olmak için tüm bunlar değerlendirilmelidir. Piyasayı oluşturan ve değişiklik yaratan nedenler fiyat hareketleri ve oynaklıktır. Oynaklık, belli bir zaman aralığında fiyatların toplamda ne kadar hareket ettiğini, iniş-çıkışların fazlalığını ya da azlığını bulmak için kullanılır. Fiyat hareketlerini de oynaklığı da tespit etmek için 1’den 10’a kadar dereceleme yapabiliriz.

Mesela çok oynak ancak yukarı doğru yükselişin çok az olduğu yataya yakın bir piyasada dereceleme (8-oynaklık 2-fiyat hareketi) yaparak yakın piyasa durumlarında uyguladığımız benzer stratejileri oluşturmak üzere uygulama yapabiliriz. Piyasa tekerrürden ibarettir; doğru analizle aynı tür ya da benzer geçmiş hareketleri yakalayarak ciddi kazançlar elde edilebilir.

Fiyat hareketi trendin yönü ve eğimi ile ilgiliyken oynaklık daha çok belli bir zamanda fiyat hareketlerinin aşağı yukarı gitme sıklığı olarak değerlendirilmelidir.

Hangi zaman Aralığı? Hangi Grafik?

Birçok işlem platformunda ve analiz programında farklı zaman aralıkları bulunmaktadır. Gösterge ve Osilatör kullanarak işlem yapan yatırımcının en büyük sıkıntılarından biri bunları hangi zaman aralığında kullanırsa doğru sonuç vereceğini bulmaktır. Örneğin 4 saatlik grafikte SAT sinyali veren RSI göstergesi 1 saatlik grafikte al verebiliyor. Sonra 15 dakikalığa geliyorsunuz; tekrar bir AL sinyali.

Doğruyu söyleyen hangi grafik? Yanılmamak için neler yapmalıyız?

Bu soruyu sormadan önce işe nasıl bir yatırımcı tipi olduğumuza karar vererek başlamamız gerekir. Hangi işlem stratejisini benimsiyorsunuz?

Yatırımcı tipleri ve genel özelliklerini aşağıda sıraladık:

• Scalper (kısa vade)
• Gün içi (orta vade)
• Uzun Vadeci (position trader)

Kişilik özellikleri, gün içi işlem yapılabilen saatler, risk toleransı, portföy büyüklüğü gibi durumlar nasıl bir yatırımcı tipi olduğunuzun ve olabileceğinizin ipuçlarını verecektir. Örneğin açıkta kalan pozisyonları takip ederken çok heyecanlanıyorsanız, diliniz damağınıza yapışıyorsa uzun vadeli trading sizin için uygun olmayacaktır; gün içi işleme ya da o bile fazla heyecanlı geliyorsa scalpinge yönelebilirsiniz.

Portföy büyüklüğü arttıkça ve gün içi işlem yapılabilecek zaman daraldıkça position tradinge doğru bir geçiş yapılması (kişilik özellikleri de uygunsa) bizim tavsiyemizdir; zaman aralığı büyüdükçe analizlerin daha doğru sonuçlar verdiği bir gerçektir. Gün içi hareketler haberler ve kısa vadeli beklentilerden daha çok etkilenirken uzun vadeli işlemlerde bu etkilerin toplamı görüldüğünden analizler daha doğru sonuçlar verebilmektedir.

Peki, sistemimizi oluştururken bu grafikleri ve zaman aralıklarını nasıl kullanmalıyız? Çelişen durumlarla ilgili neler yapılabilir?

Az önceki örneğimize dönelim. Diyelim ki sade bir sistem bizim için daha kullanışlı. Trading sistemimiz sadece RSI göstergesinin verdiği al-sat sinyallerinden oluşuyor. Hem 4 saatlik hem de 1 saatlik grafik üzerinde değerlendirme yapıyoruz ve birisi AL sinyali verirken diğeri SAT veriyor.

Biraz mantık yürütelim; 4 saatlik grafikte, trendin düzeltme hareketi gerçekleşiyor olabilir ve bu 4 saatlik grafiğe henüz yansımadığından 1 saatlik grafikte görüyor olabiliriz. Ya da 1 saatlik grafikte, ciddi bir trend dönüşünün ilk sinyallerini izliyor olabiliriz.

İşte tam bu noktada işlem stratejisi ve işlem tarzımız devreye giriyor. Eğer gün içi işlem yapıyorsak, 1 saatlik grafiğin bize yansıttığı sonuçlar muhtemelen daha kullanışlı olacaktır. Yine de bu analizde 1 saatlik grafiğe göre trendin aksi yönünde işlem yapacağımızdan ani bir trend yönü harekette piyasanın dışında kalabiliriz. Bunun için yarım saatlik grafikteki son duruma göre nihai analizimizi yaparak işlemi gerçekleştirebiliriz.

Aynı örnekte eğer position trading yapıyorsak saatlik grafiği tamamen göz ardı ederek 4 saatlik grafiğin bize yansıttıklarına güvenip günlük grafikten de teyidimizi alarak emrimizi girebiliriz.

Görüldüğü üzere işlem stratejisi ve piyasada kalınacak muhtemel süre hangi zaman aralığında çalışacağımızda kilit rol oynar. Eğer işlemin realize olması için öngördüğümüz sürede piyasa kar al-zarar kes emirlerinin seviyesine gelmemiş ise tekrar bir analiz yapmak faydalı olacaktır. Bu analiz sonrası eğer yaptığımız işlemin tersi yönünde bir hareketin oluşumunu görüyorsak o andaki zarara ya da küçük kara katlanıp pozisyonumuzu kapatabiliriz. Kar al ve zarar kes noktaları işleme girmeden iyice değerlendirilmeli; piyasada kalınan süre göz önünde bulundurularak gerekirse tekrar gözden geçirilmelidir.

Piyasa yaşayan bir organizmadır; değişkendir. Nasıl aynı nehirde iki kez yıkanılamıyorsa, yapılan analizler de piyasadaki değişiklikler göz önünde bulundurularak devamlı gözden geçirilmelidir. Ancak bu gözden geçirme çok ani ve beklenmedik bir durum gerçekleşmedikçe emrin realize olması öngörülen süreden önce yapılmamalıdır.

Bütün bu değerlendirmelerin ışığında analiz yapılacak ana tablo belirlendikten sonra bakılması gereken diğer tablolar da tespit edilmelidir.

Şüphen Varsa İşlem Yapma

“Taş yerinde ağırdır” der atalarımız. Çünkü taş kıpırdamaz; yerinden oynatılmazsa tabii! Ve taş yuvarlanıyorsa, onu yerinden kıpırdatana bir faydası olmalı.

Piyasada ayılar kazanır. Boğalar da kazanır. Domuzlar boğazlanır! Domuz şuursuzca başını sağa sola savurur, yorulduğuyla kalır. En kolayı domuz olmaktır; olmayın! Önünüze atılan yeme değil beklentilere ve piyasanın nereye gittiğine konsantre olun. Dalgalarda boğulmadan piyasanın gidişatını hissetmeye çalışın ve hiçbir zaman unutmayın: Trend sizin en iyi arkadaşınızdır!

Kalabalığın karşısında işlem yapmaktan korkmamak iyi traderin en önemli göstergelerindendir; çünkü kalabalık hemen hemen her zaman yanılır. Manşet göstergesi (manşetlerde yazılanın tersini yapmak) çoğu zaman kazandırır. Eski bir Wall Street kurdunun dediği gibi “Dedikoduyu satın al; haberleri sat!”

Piyasanın gidişatını ve olan biteni takip etmek önemlidir. Beklentiler, çoğunluğa aitse bir etki yaratmazlar ve piyasanın beklentilerini bilmek bu anlamda önemlidir.

Başkalarının yaptığını bil ama taklit etme!
Eğer mükemmel bir dünyada yaşıyor olsaydık herkes Stochastic göstergesine bakıp aşırı alım ve aşırı satıp yerlerini belirleyip ona göre işlem yaparak milyon dolarlar kazanırdı. Ya da trendi takip ederek bir servet sahibi olabilirdik. Ancak bizden duymuş olmayın ama, mükemmel bir dünyada yaşamıyoruz!

Yine de umutsuzluğa kapılmayalım! Çünkü mükemmel olduğunu sanan piyasa oyuncularının büyük bir kısmı aynı araçları kullanırlar (elle destek-direnç-trend çizimi, fibonacci seviyeleri, MACD, RSI… vs) O yüzden bu işten anlayan kişiler üç aşağı beş yukarı benzer beklentilere göre hareket ederler ve beklentileri gerçekleşir. Mantık basittir; daha çok uzman ve bilir kişi bu göstergeleri ve analiz yöntemlerini kullandıkça piyasa da bu kişilerin analiz yaptığı yöne doğru hareket edecektir. Çünkü parayı uzmanlar yönetir!

1-2 haftada bir foreks forumlarında ne olup bittiğini gözlemlemek bu anlamda faydalı olacaktır. Sadece haberleri değil, traderların beklentilerinin ne olduğunu bilmek de analizlerde fayda sağlayacaktır.

Önemli: Tecrübeyle sabittir ki manşetlerin tersi olan ve traderlar arasında çoğunluktan biraz fazlasının aynı fikirde olduğu pozisyonlar en cazipleridir! Sakınmayınız!

Temelci misin Teknikçi mi?
Haberlerden bahsetmişken; yılların sorunsalı çok önemli bir soruya da burada kendi tecrübelerimize dayanarak cevap verelim: Temel mi Teknik analiz mi?

Bu sorunun cevabını belki bir yazıda uzun uzadıya ele alırız ilerleyen günlerde ancak bizce sorunun cevabı basittir: Tabii ki teknik analiz! Piyasanın hangi beklentiyi ya da haberi fiyatladığını hiçbir zaman net olarak bilemeyiz; olumlu-olumsuz haberler birbiriyle harmanlanır, fiyat oluşur. Fiyatlar ve grafik analiz için yeterlidir.

Bir zamanlar bir arkadaşıma kedisini neden sevdiğini sormuştum; Cevabı netti: Yalan söylemiyor da ondan!

Yine de her gün sabah piyasadaki önemli haberlere göz gezdirmekten ve akşam saatlerinde de gerçekleşen rakamları değerlendirmekten kimseye zarar gelmez tabii! Bu haberler takip edecek 3-4 ayla ilgili önemli ipuçları verebilir. Buna projeksiyon diyoruz. Ayın belirli bir gününü belirleyip o ayki haberleri değerlendirerek önümüzdeki aylara ait bir öngörüde bulunmak piyasaya olan bağlılığı pekiştirecek ve kendine olan güveni arttıracaktır. Hele yaptığınız projeksiyon günlük ya da haftalık grafikte yaptığınız analizle örtüşüyorsa değmeyin keyfinize!






Çalışılacak Döviz Çiftini Belirleme

Birçok foreks aracı kurumu, pariteler dışında altın, petrol, gümüş, yabancı hisse senetleri, vb. konusunda da işlem yapabilme imkanı sunuyor. Yabancı endeksler, altın, petrol fiyatları ekonominin gidişatı konusunda ciddi sinyaller verirler. Bu sebepten teknik analiz yapılarak bir değerlendirme yapmak faydalı olsa da başlangıç için yatırımcılara bunlarda işlem yapmayı önermiyoruz.

Başlangıç için önerimiz derinliği olan (Majör Pariteler) döviz çiftlerinden ikisini seçip bunları devamlı takip etmektir. Genelde yatırımcılar bu bağlamda EUR/USD’ nin yanına bir döviz çifti daha eklerler. Derinlik, teknik analizin geçerli olması için önemli olduğundan her ne kadar bizim öz paramız olsa da USD/TRY paritesinde işlem yapmayı da pek önermiyoruz. USD/TRY paritesinde özellikle saat 19.00’dan sonra, düşük işlem hacimden dolayı spread açılması yaşanabildiği için, müşteri margin call veya stop out durumuna düşebilmektedir.

Diğer bir konu işlem yapılacak paritedeki oynaklıktır. Pozisyon hacmi ve portföy değerlendirilerek hangi paritelerde işlem yapılması gerektiği belirlenmelidir. Örneğin EUR/USD’ye göre USD/CHF paritesi çok daha oynaktır ve kar/zarar potansiyeli yüksektir. Yatırımcı, işlem stratejisi oluştururken bu hususa özellikle dikkat etmelidir; çok fazla oynaklık kar al-zarar kes emirlerini daha kolay çalıştırırken azı da piyasadan kar etme imkanını kısıtlayacaktır.

Ne Zaman İşlem Yapmalıyım?

En az işlem yapılacak parite kadar önemlisi günün, haftanın ve yılın hangi zamanlarında işlem yapıp yapmayacağını bilmektir. Piyasa 5 gün 24 saat açıktır; işlem yapabilirsiniz. Ancak kazanç sağlamak için piyasanın aşağı-yukarı hareket ediyor olması gerekir. Her gün için belli saatlerde kazanç imkanı artarken bazı saatlerde de işlemler yavaşlar. Stratejinize göre işlem saatlerinizi belirleyebilirsiniz. Scalping yapanlar genelde gece oluşan 1-2 pip’lik hareketleri yakalamak için bu saatlerde işlem yaparken haber sonuçları üzerine trading yapanlar ise günün açıklama yapılan saatlerini tercih ederler.

Üç ana piyasa Tokyo-Londra ve New York Borsaları’ dır. Bu piyasalardan en yoğunu ve işlem hacminin en yoğun olduğu piyasa Londra Borsası’ dır. Fiyat hareketlerinin en yoğun olduğu saatler ise Londra ve New York Borsaları’ nın aynı anda açık olduğu 15:00-19:00 saatleri arasıdır. Bu saatler genelde özellikle ABD’den gelen haberlerin de piyasada fiyatlandığı saatlerdir. Gün içi trading yapanlar genelde bu saatlerdeki hareketleri daha dikkatli izlerler. Gün içi tradingde oluşan kar ya da zarar genelde bu saatlerde gerçekleşir. Beklenmedik bir haber neticesinde oluşabilecek trend kırılmaları da genelde bu saatlere denk gelir.

Peki, haftanın hangi günleri işlem yapmak için uygun?Pazartesi günleri (eğer çok önemli bir açıklama yoksa) piyasanın genelde hafta sonu uykusundan uyandığı, yatay seyirde günlerdir. Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri açıklamalarla hareketlenir ve ayı-boğalar piyasanın yönünü tayin ettiği işlemleri en yoğun olarak bu günlerde yapar. Cumaları ise bankalar ve büyük şirketler açık pozisyonlarını hafta sonuna taşımak istemediğinden beklenmedik fiyat hareketlerine sahne olabilir. Cuma günü genelde 19:00’a kadar piyasa çok hareketlidir; sonrasında günün kalan saatleri yatay bir seyir izler.

Az önce cumaları beklenmedik fiyat hareketleri olabileceğinden bahsettik. Bu hareketler yatırımcının mümkünse piyasadan uzak kalmasını gerektirir. Peki başka hangi durumlarda trading yapmaktan uzak durmamız gerekiyor?

Yurt dışı tatil günleri (bank holidays): Tatil günleri piyasadaki hacim çok düştüğünden spekülatif para girişleri büyük oynamalara sebep olabilmektedir. Bu günlerde piyasalardan uzak durmakta fayda var.

Veri Açıklama Saatleri: Açıklamalarda gelecek veri doğru tahmin edilse de piyasa bazen kimsenin beklemediği şekilde hareket edebilir. Özelikle önemli veri açıklama saatlerinde açıkta kalması gereken pozisyon yoksa piyasadan uzak durulmasını öneriyoruz.

Her günün ve işlem saatinin dinamikleri birbirinden farklıdır. Trader’ın kendi kişisel özelliklerine ve işlem tarzına uygun zaman dilimini kullanarak işlem yapmayı bilmesi gerekir.

Trading Sistemi Oluşturma

Eğitim notlarımızın en önemli konularından birisini okumaktasınız. Kullanılacak sistem anahtardır, tornavidadır, çekiçtir. Ustaya göre ortaya konacak iş değişse de alet-edevat doğru ve kullanışlı olmadıkça yaptığınızın size bir faydası olamayacaktır. İyi usta alet-edevatın da iyisinden anlar. Bu piyasada kazancın şartı kişisel olan ile analitik olanı doğru bir şekilde bir araya getirebilmekten geçer.

Yine bizden duymuş olmayın ama elinde sihirli değneği tutan kimse yok. Binlerce kişi farklı forumlarda ve sitelerde size ücretli ya da ücretsiz sistemlerden, mucize indikatörlerden, muhteşem sonuçlar veren uzman danışmanlardan (EA) bahsedecektir; inanmayınız, kapılmayınız. İyi usta basit bir tornavidayla da işini görür; fil dişi kaplı olanıyla da, elektrikle çalışanıyla da. Önemli olan trader disiplinine sahip olabilmektir. Bütün bunlara rağmen şunu da kabul etmek gerekir: Kim en iyi kalitede malzemeyle çalışmayı istemez ki?

Sistem oluşturmadaki aşamaları inceleyelim:

1) Zaman Aralığı
Ne tip yatırımcıyız? Kısa-orta-uzun vadeli yatırımcı tiplerinden hangisi bize uygun? Günün ve haftanın hangi saatlerinde yaptığımız işlemler doğru sonuç veriyor? Hangi döviz çiftlerinde çalışıyoruz? Bütün bu sorulara vereceğimiz yanıtlar bizim işlemlerimizdeki kullanacağımız ana zaman grafiğini belirlemeye yardımcı olacaktır. Mesela yaptığımız analiz sonucu gün içi işlem yapıyorsak ve ana grafiğimiz 1 saatlik ise işlem yapmaya başlamadan çalıştığımız döviz çiftinin bu grafiğe ait dinamiklerini çok iyi bilmemiz gerekir. Günün hangi saati, kaç pip’lik hareketler oluyor? Hangi göstergeler doğru sonuç veriyor? Bütün bunları çok iyi gözlemleyip sistemi elde edilen verilere göre oluşturmalıyız.

2) Trendi Belirle
Daha önceki kısımlarda da belirttiğimiz üzere trader’ın ana amacı trendi belirleyip doğru giriş noktasında onunla beraber hareket etmektir. Trendi görebilmek için ana grafiğin bir ya da iki üstündeki zaman grafiğine bakılması gerekir. İlk örneğimizden devam edersek, gün içi yapacağımız işlem için günlük grafikten trendin yönüne bakarak analiz yapabiliriz. Günlük grafik yatay trendde ise 4 saatlik grafiğe gelerek kısa vadeli trend analiz edilebilir. Trend analizi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta trendin kuvvetli destek-direnç noktalarına yaklaşıp yaklaşmadığını da belirleyebilmektir. Kuvvetli destek-dirençler trend dönüşlerinin gerçekleşeceği yerler olabilir; bu noktalarda işlem yapmaktan kaçınılması gerekir. Eğer trendi çizerek belirleyemiyorsak kullanılabilecek bir araç olarak ana grafikte hareketli ortalamalar kullanılabilir. Kısa-orta ve uzun olmak üzere üç hareketli ortalamanın yönüne bakılarak ana trend belirlenir. Trend belirlendikten sonra trendin yönünü onaylamak ve hareketin neresinde olduğumuzu görmek amacıyla yardımcı indikatörler kullanılmalıdır. Yardımcı indikatörlere öncelikle ana grafikten baktıktan sonra üç grafik kuralını uygulayarak daha kısa vadeli grafikte hareketin neresinde olduğumuzu belirleyebiliriz. RSI, CCI, Stochastic, MACD ve AO trendin yönünü detaylı analiz etmede oldukça faydalı indikatörlerdir. Fazla bilgide boğulmamak amacıyla bunların size uyan ikisini seçerek gerekli analizi yapabilirsiniz.

3) Risk-Kazancı Tanımla
Şirketler bir işe girmeden önce fizibilite çalışması yaparlar. Sabit-değişken maliyetlerim neler olacak? Proje ne kadar sürecek? Ne kadar zaman sonra bana kar olarak dönmeye başlayacak? Trading yaparken de en az bu kadar zaman ve emek planlama için harcanmalıdır. Ve en önemli konu zaman ve riske ettiğiniz tutardır. Kazanç için ne riske ediyorum? Zararım ne kadar olmalı? Zarar, yatırımcının düşünmek istemediği bir konu olsa da düşünülmelidir ve düşünüldüğünde o kadar da tatsız gelmedikçe gerçek bir trader olma yolunda adımlar atılıyor demektir. Hacim yönetimi konusunda ayrıntılı olarak değinilecek bu konuda en önemli birkaç hususa değinelim: Ana grafiğe, günün ve haftanın işlem saatine ve çalışan döviz çiftine göre üç aşağı-beş yukarı öngörülebilir kazanç oranları vardır; öncelikle bunları belirleyin. Örneğin gün içi trader iseniz ve GBP/USD’ de işlem yapıyorsunuz. Doğru giriş noktasından 100 pip’lik bir kazancınız olma potansiyelini gördünüz. Peki, ne kadar zarar riske edilecek? Zarar kes noktası piyasadaki dalgalanmalar yüzünden dışarıda kalınmayacak ve portföyde büyük bir hasar yaratmayacak bir rakam olmalıdır. Piyasada yön yukarı ise ve piyasadaki düzeltme hareketleri son günlerde genelde 50-60 pip civarındaysa zarar kes noktası 70 pip civarına koyulabilir. Risk alınacak rakamda en önemli unsur portföyde diğer potansiyel yatırımları etkileyecek kadar büyük olmamasıdır!

4) Giriş-çıkış yerlerini belirle
Verdiğimiz eğitimlerde ve trader adaylarıyla yüz yüze görüşmelerimizde en sık yapılan hata piyasaya giriş ve çıkış noktalarının doğru ve net olarak belirlenmemesidir. Yatırımcıların çoğu işlem yapılan grafikteki trende bakıp anlık karar vererek al ya da sat düğmesine basarlar. Kaybedebileceklerini düşünmezler. Trading’de pozitif düşünce önemlidir ancak ahmak olmanın da lüzumu yoktur. Diyelim ki 1.000 USD zarar ettiren yanlış bir pozisyona girdiniz ve bunun analizini yapmanız da 15 dakika sürdü. O 1.000 USD’ yi kazanmak ne kadar sürdü? Bu kadar kolay kazanılmayanı çar çur etmek ne kadar doğru? İşte bu yüzden sistem olmasının öneminden bahsediyoruz ve bunun en önemli unsuru doğru yerden piyasaya girip doğru yerde de kar ya da zararı realize edebilmekten geçer. Trading doğru yapılıyorsa haftalık-aylık-yıllık bazda kazanç vardır; zarar edilen 3-10-50 pozisyon hep olacaktır. Sistem doğruysa toplamda kazanç gerçekleşir. Doğru giriş noktası için genelde ana grafikten daha kısa olarak belirlenen zaman grafiğine bakılır. Trendin yönüne göre belirlenen doğru giriş noktası oluşturulan sisteme göre destek-direnç, hareketli ortalamaların kesişmesi, yeni mumun başlangıcı, RSI’ ın 70 ya da 30 çizgilerinden birini kesmesi… vs ve bunların birbirleriyle kombinasyonu olabilir. Asıl serüven ise bundan sonra başlar. Önceden belirlenen kar al-zarar kes noktalarına bağlı kalabilmek yatırımcının yaşadığı en büyük sıkıntılardan birisidir. Genelde kar al emirleri pozisyon açıldıktan sonra kısalmakta, zarar kes emirleri de pozisyon zarara girdikçe uzamaktadır. Temelde foreks piyasasında kaybettiren neden budur. Elbette piyasanın durumuna ve açıklanan verilerin verdiği yöne göre zarar kes kar al emirleri revize edilebilir; ancak işlemlerinizde genelde az önce bahsedileni yapıyorsanız kendinizi ve sisteminize olan güveninizi yeniden gözden geçirmeniz gerekir. Piyasadan çıkış noktaları için farklı metotlar uygulanabilir. Takip eden zarar kes emrini kullanıp belli bir karı garantileyerek trendin yönünde pozisyonunuzu taşımaya devam edebilirsiniz. Bunun dışında destek-direnç noktalarına bakarak kar al-zarar kes emirlerini kullanabilirsiniz. Sık kullanılan bir yöntem de piyasanın önceden belirlenen durumuna göre sabit bir kar-al (50 pip) seviyesine göre işlem yapmaktır. Bazı trader’lar ise göstergelerin verdiği çıkış sinyalini bekleyerek (RSI’nın 30 çizgisini aşağıdan yukarı kestiği yerde işleme girip 70’ten aşağı kestiğinde çıkmak gibi) emirlerini realize ederler. Peki, hangisini kullanmak en faydalıdır? Bu bizce trader tipine göre değişiklik gösterse de destek-dirençler, özelikle de önemlilerse piyasadan doğru çıkış anlarında bize fikir oluşturabilmek için yeterli olacaktır. Önemli destek-direnç noktalarında piyasa genelde beklemeye geçer. Eğer işleminize çok güvenmiyorsanız bu anlarda muhtemelen strese girip karınızı realize etmek isteyeceksiniz. Özellikle az tecrübeli yatırımcının bu noktada daha fazla strese girip kendine güvenini sarsmasına ve sıkıntı yaşamasına hiç gerek yoktur. Yine de her zaman göstergelerin durumuna bakarak pozisyonu devam ettirip ettirmeyeceğimizi ve piyasanın beklentimize göre hareket edip etmediğini görebiliriz.

5) Sistemini Yazılı Hale Getir; Kuralları Takip Et!
Bu bizce sistemin en basit ve en sıkı uygulanması gereken kısmıdır. Sistem kurallarını yazmanız ve sıkıca takip etmeniz gerekir! Eğer yazamıyorsanız siteminiz yoktur ya da eksiktir; üzerinde çalışın! Disiplin bir trader’ın sahip olması gereken en önemli özelliktir! Disipline sahip olun; olmayanları uyarın! Hep bir disiplininiz olsun! Disipline sahip olana kadar bu kısmı okuyun!

Örnek Sistem Oluşturma (Gönder Gelsin Sistemi)

Zaman Aralığı: Gün içi işlem

Parite: EUR/USD

Ana grafik: 1 saat Diğer: 15 dakika, 4 saat

Göstergeler: RSI, Stochastic, Bollinger Bantları

Zarar Kes: 50 pip’ten fazla olmamak kaydıyla ilk önemli destek-direnç

Yöntem AL: 4 saatlik grafikte yukarı trendi belirle; 1 saatlik grafikte Bollinger Bandının yönü ve durumu ile onayla. 15 dakikalık grafikte RSI’ nın 50 çizgisinin altında bulunduğu ve yönünü yukarıya çevirdiği alanda Fast Stochastic (8,3,3) Slow Stochastic çizgisini 20’nin altında aşağıdan yukarıya doğru kesmişse AL.

SAT: 4 saatlik grafikte aşağı trendi belirle; 1 saatlik grafikte Bollinger Bandının yönü ve durumu ile onayla. 15 dakikalık grafikte RSI’nın 50 çizgisinin üzerinde bulunduğu ve yönünü aşağıya çevirdiği alanda Fast Stochastic (8,3,3) Slow Stochastic çizgisini 80’nin üzerinde yukarıdan aşağıya doğru kesmişse SAT.

Çıkış: 50 pip’ten az olmamak kaydıyla ilk önemli destek-direnç

Gönder Gelsin Sistemi elbette ki ideal bir sistem değildir; ancak bir sistemin olması gereken bütün unsurlara sahiptir. Çalışılacak zaman aralığı, döviz cins(ler)i, kullanılan göstergeler, trend belirleme yöntemi, trendi teyid etme ve doğru giriş yeri, zarar kes ve kar al noktaları bu sistemde bellidir.

Sistem oluşturduktan sonraki aşama sisteme anında binlerce dolar yatırıp batmasını izlemek olmamalıdır. Arabalarda, yeni üretilen modeller binlerce kez sürüş testlerinden geçerler. Arabanın zaafları, hangi yönlerinin geliştirilmesi gerektiği, güvenli olup olmadığı, vb. bu trafiğe kapalı testlerle belirlenir. Bizim trafiğe kapalı alanımız da deneme hesaplarıdır. Trading’de fırsatlar bitmez; kazanmak için kimse yaşlı değildir! En önemli anahtarı daha önce vermiştik: SABIR! Sistem en az 2 ay test edilmeli, zaafları ve iyi çalışmadığı durumlar tespit edilmelidir. Gerekirse revize edilerek yeniden test edilmelidir ancak revize edilirken unutulmaması gereken çok önemli bir husus var: Hiçbir sistem devamlı kazandırmaz! Sistemin hangi koşullarda kazandırıp kazandırmadığını bilmek yeni bir sistemi en baştan test etmekten hem daha az zahmetli hem de daha zaman kurtarıcıdır. Trader’ların çoğunun hayatı bir sistemden öbürünü deneyerek kendilerini heba etmekle geçer; kendi sisteminize güvenin! Maymun iştahlı olmayın! Karmaşık sistemler daha iyi diye bir şey yoktur; basit olanı anlamak insanı ve doğayı tanımaktır! Ufak tefek değişiklikler her zaman olabilir ancak bu değişiklikler dahi sistemde hemen yazılmalı ve sistem gerekirse her işlem günü öncesi yüksek sesle okunarak akla iyice kazınmalıdır!

İşin kalanının %90’ı psikoloji ve kendini terbiye sürecidir. Doğru yaklaşımla sistem oluşturanlar, trading sanatının inceliklerine bir adım yaklaşırlar!

Kutsal Trading Üçgeni
Yatırım programının üç ana unsuru vardır: yatırım sistemi, hacim yönetimi ve psikoloji. Yatırımcıların büyük kısmı vakitlerini bir sistemden diğerine harcayarak geçirirler. Hiçbir sistemi doğru düzgün değerlendir(e)meden, dedikodularla hareket ederek didinir dururlar. Oysa ki trading’de devamlı kazandıracak bir sihirli değnek kimsede mevcut değildir. Bir sistemin diğerinden farkı, kişinin sistemle yaşayacağı uyum ve uygulanabilirliği olacaktır.

Bütün büyük trader’lara göre bu üç unsurdan en az önemli olanı yatırım sistemidir. Geçen kısmın başlangıcında bunun başarılı traderlar için dağılımına ilişkin bir oran vermiştik. (%10 sistem, %30 hacim yönetimi, %60 psikoloji) Sacın üç ayağının kişiye göre önemi değişkenlik gösterebilir. Kişilik özellikleri, geçmiş tecrübeler, yönlendirme, birikim, vb. bu dağılımı değiştiren unsurlar olarak sıralanabilir.

Hacim yönetimi açıkça parayı nasıl yönettiğinizle ilgilidir. Ne kadar parayla trading’e başladığınızla, ne kadarını, nasıl yatırım için kullanacağınızla ve kar al/zarar kes emirleri oluştururken hangi kriterleri göz önünde bulunduracağınızla ilgilenir.

Neden Bu Kadar Önemli?
Trading yapmamızın asıl sebebi kazanç sağlamak ve bunun yolu da parayı nasıl kullanacağımızı doğru planlamadan geçmekte. Birçok 300 doları olan yatırımcının (izin verilen firmalarda) bütün portföyleriyle pozisyon açtığını gördük. Bu kişiler hesaplarını 2.000 -3.000 USD’ ye çıkardıklarını sevinç çığlıklarıyla anlattıklarında adlarına sessizce üzüldük. Sonuç ne oldu dersiniz? Hepsi hesaplarını sıfırladılar!

Hacim yönetimi planlanmadan yapılan ticaretin Las Vegas’ ta kumar oynamaktan farkı yoktur. Trading, çocuk oyunu değildir.

Para yönetimi kurallarını uygulamadan işlem yapıyorsanız bunun adı kumardır. Mükemmel bir sisteminiz olsa bile bunu uygulayacak portföyü eninde sonunda kaybetmeye mahkumsunuz. Trading’in en önemli kuralı para kaybetmemektir. Paranız olduğu sürece işlem yapabilir, kazancınızı arttırma şansını yakalayabilirsiniz.

Kaybedilen parayı yerine koymak kaybetmekten çok daha zordur. Diyelim ki 10.000 USD’nız var. %50’ sini kaybederseniz hesabınız 5.000 USD’ ye düşer. Eski portföyünüze dönebilmeniz için kazanmanız gereken oran ise %100’dür. %50 kaybetmek mi kolay, %100 kazanmak mı? Bence en kolayı sahip olduğunu koruyabilmektir; kendi piyasasını fazla dalgalandıran o dalgalarda boğulur.

Kumarbaz ile yatırımcının en önemli farkı, diğerinin para yönetmeyi bilmesinden ibarettir. Foreks şirketlerine ve piyasaya kumar mantığıyla yaklaşan yatırımcı er ya da geç piyasaya sunulan kurbanlardan birisi olacaktır; olmayınız. Böyle bir sonucun suçlusu kim olabilir? Tabii ki piyasa değil mi? Komik olmayalım lütfen!

Hacim yönetimini uygularken daha önce de belirttiğimiz gibi en az iki ay önceden test edilmiş bir sistemin varlığı gerekir. Sistemdeki kar/zarar düzenlemeniz sizin ilerleyen işlemler için oluşacak kayıp-kazançlarda en az sistem kadar önemli bir rol oynayacaktır.

Risk/Kazanç Oranı

Kazanılacak oranın riske edilecek olana oranını belirtir. Trader’ların tıpkı işlemden çıkış noktası gibi önem vermedikleri ancak trading’in en önemli unsurlarından birisi olan bir kavramdır.

Örneğin 4:1 bir risk/kazanç oranından bahsediyorsak bu, kazanacağımız her dört dolar için 1 dolar riske edeceğimizi gösterir. Peki, bu oranı oluştururken neleri göz önünde bulundurmalıyız?

Risk/Kazanç oranını oluştururken zarar kes noktasının piyasa dalgalanmalarına izin vereceği ve makul seviyede zarar ettirecek bir rakam makuldür. Bu denge yatırımcıdan yatırımcıya değişir. Kimi yatırımcı sadece piyasanın ani kırılma anlarını bekler ve buna göre işlem yapar. Diyelim ki böyle bir sistem oluşturmuş olalım ve piyasanın kırılma anından 200 pip’lik bir kazanç bekliyoruz. Bu durumda trendin kırıldığı noktanın 30 pip altına ya da üstüne de işlem emrimizi yazmış olalım. İşlem emri çalıştığında bir ayı/boğa tuzağına yakalanmış olabiliriz ve piyasa eski trendine geri dönebilir. Diyelim ki bunu da beklentimizin tersi yönde oluşan 50 pip’lik bir hareketten anlıyoruz. Bu örnekteki risk/kazanç oranımız 200:50 = 4:1’dir. Yani, her 4 pip’lik kazanç için bir pip feda ediyoruz.

Yukarıdaki işlemden çok farklı işlem stratejilerimiz olabilir. Örneğin (her ne kadar trading’den saymasak da!) scalping’le ya da çok kısa vadeyle işlem yapılıyor olabilir. Örneğin 10 pip’lik kazanç için 10 pip zarar göze alınıyor olabilir. Kişinin risk/kazanç oranında ne kadar risk alacağı stratejisine ve ne kadar kazanç sağladığına göre değişkenlik gösterse de oranla ilgili şu tespiti yapmak yanlış olmayacaktır: Vade ve potansiyel kazanılacak pip arttıkça piyasa dalgalanmalarına tolerans artacağından risk/kazanç oranı artar; bu da yapılan işlemlerde kar etme olasılığını arttıracaktır. 3:1 risk/kazanç oranıyla çalışan bir trader 2 işlemde zarar etse bile üçüncü işlemde elde edeceği kar ile zararını kapatıp artıya geçebilecektir.

Hacim Yönetimine Yönelik Uygulama Örneği

Nasıl uygulayacağım?
Matematik gerçek yatırımcı için kolaydır; çünkü deterministiktir. 2 kere 2 felsefede 5 yapar; trading’de 4,5 yapabilir; matematikte 2 kere 2 dörttür. Hacim yönetimi matematiktir.

Lafı fazla uzatmadan bir uygulama yaparak hacim yönetimi konusunu bağlayalım; öncelikle birçok trading platformunda ortak olan hacme dair pratik bilgileri verelim:

• EUR/USD: 1.40
• 1 hacim = 1 lot = 100.000 birim
• Pozisyon değeri: 1,40 * 100.000 = 140.000 USD 1:100 kaldıraç oranında pozisyon alma sonucu marjin tutarı:
• 140.000 / 100 = 1.400 USD

Fiyat 1.4000’dan 1.4001’e geldiğinde 1 pip’ten oluşan kazanç = 10 USD

Bu modelden yola çıkarak EUR/USD ile ilgili diğer hesaplamalar kolaylıkla yapılabilir.

Benzer hesaplama paydası USD olan (GBP/USD, AUD/USD) bütün döviz çiftleri için geçerlidir.

Uygulama

• Portföy: 10.000 USD
• Belirlenen Risk Kazanç Oranı: 2:1
• Beklenen kazanç: 100 pip

Soru: ne kadar hacimle pozisyona girmeliyim?

Soruyu cevaplamadan önce şu temel konular net bir şekilde akla kazınmalıdır:

• Toplam hacmin %10’ undan fazlasını kullanarak işlem yapma!
• Açılan pozisyonda toplam hesabın %2’ sinden fazlasını riske etme! Portföyünün %2’ sinden fazlasını hiçbir zaman riske etmeyen yatırımcı üst üste 20 işlemde kaybetse bile portföyü yeni pozisyonlar ve kazanç imkanları için yeterli olacaktır. Diyelim ki daha önceki testlerde %65 kazandırmış bir sistemimiz var. Bu sistem açılan ilk 20 pozisyonda kaybettirdikten sonra üst üste 65 kez kazandırıp son 15 işlemde yeniden kaybettirebilir. Sonuç kar olacaktır. Önemli olan ilk 20 işlemde portföyünü kaybetmemeyi başarabilmektir ve bunun da yolu doğru hacim yönetiminden geçer.

Devam edelim:

Hacmimiz ne olacak?

Kurallarımıza göre: 10.000 * %10 = 1.000 USD(EUR/USD 1.40 ise 1000/(140,000/100) = 0,7 lot)’den fazlasıyla işlem yapamıyoruz.

Risk kazanç: 2/1 ise riske edeceğimiz pip 100/2 = 50 olacaktır.

50 pip’lik değeri portföyümün %2’ sini geçmeyecek şekilde nasıl riske edebilirim?

10.000 * %2 = 200 USD maksimim riske edebileceğim rakam.

Her bir pip’te kazancım/kaybım 200/50= 4 USD olursa bu pozisyonu taşıyabilirim.

Her bir pip’te 4 USD’lik kazancı yaratacak hacim: 1 hacimde 10 USD X Hacim 4 USD

Sonuç 0,4 olacaktır. İlk kritere göre hacmi yaklaşık 0,7 bulmuştum. 0,4 daha küçük olduğundan bu rakam belirleyeceğim hacim olacaktır.

Hesaplama başta karışık gözükse de zamanla oturacaktır ve mekanikleşecektir. Trading her ne kadar bir sanat olsa da (tıpkı büyük yazarların bazı öncülerini taklit etmesi gibi) geçmiş uygulamalardan faydalanılmasından kimseye zarar gelmez. Hacim yönetimi basit matematiktir; uygulaması zor olduğundan trading’le ilgili asıl kafa yorulacak noktalara geçmeden önce bu konuda belli bir tarz ve disiplin sağlanması trader’ı rahatlatacak, kafa karışıklıklarını giderecektir.

Duyurular

  • 16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu
    | 14.04.2017 15:05:00
  • Önemli Duyuru
    Değerli Yatırımcılarımız,
    10.02.2017 tarih ve 29975 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren III-37.1.b sayılı “Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile, kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin azami kaldıraç oranının 100:1’den 10:1’e düşürüldüğü ve işlemlere başlamak için asgari 50.000 TL veya muadili döviz tutarında başlangıç teminatı yatırılması zorunluluğu getirilmiştir.

    Açık pozisyonlar için kaldıraç oranının 45 gün içerisinde yani 27.03.2017 tarihine kadar uyumlu hale getirilmesi hükmedilmiştir. Bu kapsamda 27.03.2017 Pazartesi günü saat 16:00’da;

    1)10.02.2017 tarihinden önce açık pozisyonu bulunan yatırımcıların başlangıç teminatına bakılmaksızın, açık pozisyonlarına 10:1 kaldıraç oranı uygulanacaktır.

    2)10.02.2017 tarihinden sonra açılan pozisyonlar da , başlangıç teminatı 50.000 TL ve muadili döviz tutarında olmayan yatırımcıların açık pozisyonları otomatik olarak kapatılacaktır.

    3)Açık pozisyonlar kapanırken, sistem en zararlı pozisyondan işlemleri kapatmaya başlayacaktır.

    Yatırımcılarımızın söz konusu değişiklik yapılırken “Margin Call” ve “Stop Out” sorunu yaşamamaları için teminatlarını artırmalarını rica ederiz.

    Saygılarımızla
    Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş. | 23.03.2017 14:46:00
  • 12 Mart 2017 ABDde Saatler 1 Saat İleri Alınıyor
    Değerli Yatırımcımız, 12 Mart 2017 Pazar Günü ABD de saatler 1 saat ileri alınarak yaz saati uygulamasına geçilecektir. Türkiye’de ise saat değişikliği yapılmayacağından, ABD yeniden kış saati uygulamasına geçinceye kadar aşağıdaki tabloda belirtilen işlem saatlerinin uygulanacağını bilgilerinize sunarız. Avrupa endekslerine dayalı CFD ürünlerinin (GER30m, EUSTX50m, FRA40m, UK100m) saatleri 27 Mart 2017’ye kadar aynı şekilde kalmaya devam edecektir.

    Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayınız | 08.03.2017 17:43:00
  • Önemli Duyuru
    Değerli Yatırımcılarımız,

    Sermaye Piyasası Kurulu'nun “Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ”inin, III-37.1’in 27 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında değişiklik yapılmış olup 10.02.2017 tarih ve 29975 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

    Buna göre, kaldıraçlı alım satım işlemlerinde uygulanacak olan azami kaldıraç oranı 100:1’den 10:1’e düşürülmüş ve ayrıca işlem yapabilmek için için asgari 50.000 TL veya muadili döviz tutarında başlangıç teminatı yatırılması zorunluluğu getirilmiştir.

    Bu nedenle, bu gece piyasa açılışından itibaren mevcut durumda kullanılan semboller ile sadece açık pozisyonlar kapatılabilecek olup; yeni pozisyon açılışlarında "+" ile biten semboller (örneğin : EURUSD+) kullanılacaktır (maksimum 1:10 kaldıraç oranı olacak şekilde).

    Not: "+" ile biten semboller, eski ürünlerde açılan pozisyonları hedge yapmak amacıyla kullanılamamaktadır.

    Yeni sembolleri eklemek için, masaüstü uygulamasında, piyasa gözlemi penceresinde üzerinde herhangi bir yere sağ tuş ile tıklayarak "Tümünü Göster" seçeneği tıklanmalıdır. Akıllı telefon uygulamalarında ise sağ üst köşede yer alan "+" işaretine tıklanmalı ve açılan pencerede "New FX" ile başlayan ürün gruplarından eklenecek olan enstrümanlar seçilmelidir.

    Saygılarımızla. | 13.02.2017 12:11:00
  • Önemli Duyuru
    Değerli Yatırımcılarımız, Kaldıraçlı alım satım işlemlerinde uygulanan azami kaldıraç oranı ve işleme başlamak için gerekli olan başlangıç teminat tutarı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yeniden düzenlenmiş olup, tebliğ değişikliği 10.02.2017 tarihinde Resmi Gazete’de duyurularak yürürlüğe girmiştir... | 10.02.2017 12:32:00
  • Swap Oranlarımız Güncellendi
    Swap oranlarımız güncellenmiştir, detaylı bilgi için lütfen
    tıklayınız. | 08.02.2017 18:26:00
  • Önemli Duyuru
    Değerli Yatırımcılarımız, GSForexTacirler-Live sunucusu ile Forex hesaplarına giriş yapmak isteyen yatırımcılarımız, 06 Şubat 2017 Pazartesi tarihinden itibaren FXTCR-Live sunucusunu kullanarak sisteme giriş yapabileceklerdir. Mevcut kullanıcı adı ve şifrenizle işlemlerinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Destek için 0850 251 40 40’ı arayarak bize ulaşabilirsiniz. | 02.02.2017 13:17:00
  • Dikkat! ABD’de Başkanlık Seçimi Nedeniyle Yüksek Volatilite Yaşanabilir.
    | 08.11.2016 12:27:00
  • ABD Kış Saati Uygulaması
    | 04.11.2016 18:18:00
  • Cumhuriyet Bayramı öncesi 28 Ekim 2016 Cuma gününün yarım iş günü
    | 27.10.2016 17:38:00
  • Bazı CFD’lerin İşlem Saatlerinde Değişiklik
    | 27.10.2016 17:26:00
  • FATCA Duyurusu
    | 18.10.2016 09:07:00
  • CFD’lerin işlem saatleri hakkında
    ABD’de 5 Eylül'ün tatil olması nedeniyle bazı CFD’lerin işlem saatlerinde değişiklik olacaktır. | 05.09.2016 09:45:00
  • TSPB’nden yeni bir uygulama...
    Borsa işlemleri dışındaki sermaye piyasası faaliyetlerinizden doğan, kısmen ve/veya tamamen giderilmeyen uyuşmazlıkların çözülmesi amacıyla, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği bünyesinde 'Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti' oluşturulmuştur. | 25.08.2016 14:11:00
  • 212 953 4323
    212 953 43 23 nolu telefon hattımız faaliyete geçti! | 27.06.2016 10:17:00
  • 23 Mayıs 2016 Tarihi İtibariyle Yapılacak Önemli Değişiklik
    23 Mayıs 2016 tarihi itibariyle ALTIN USD kontratlarında, sonu "a" ve "!" ile biten ürünlerde sadece kapatma işlemi yapılabilecek ve yeni işlemler sadece sonu "s" ile biten ürünlerde açılacaktır. Yatırımcılarımız bu tarihten itibaren "altın dolar" ve "altın gümüş" ürünleri için sadece sonunda "s" olan ürünler kullanılabileceklerdir. | 18.05.2016 15:07:00

  • 23 Mayıs 2016 tarihi itibariyle ALTIN USD kontratlarında, sonu "a" ve "!" ile biten ürünlerde sadece kapatma işlemi yapılabilecek ve yeni işlemler sadece sonu "s" ile biten ürünlerde açılacaktır. Yatırımcılarımız bu tarihten itibaren "altın dolar" ve "altın gümüş" ürünleri için sadece sonunda "s" olan ürünler kullanılabileceklerdir. | 18.05.2016 15:06:00
  • XGAUSDs
    XGAUSDs Yeni Ürün | 01.04.2016 17:55:00
  • XGUUSDs Yeni Ürün
    | 07.03.2016 17:52:00
  • Limitli Emirleri Artık Telefon İle Bize de Verebilirsiniz!
    | 04.12.2015 18:03:00
  • Bu web sitesi, Galatasaray Sportif Sinai ve Ticari Yatırımlar A.Ş. ile Tacirler Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin, GSForex adı altında SPK Seri V No:125 sayılı tebliğine uyar şekilde, Tacirler Yatırım’ın FXTCR altyapısı kullanılarak, Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri (Forex) hakkında Galatasaray taraftarına özel olarak hazırlanmıştır. Sermaye piyasası mevzuatı kapsamındaki tüm sorumluluklar Tacirler Yatırıma aittir.
    Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.